Skolyoz Nedir?

3
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Whatsapp'da Paylaş YAZDIR YORUMLAR SONRA OKU
Skolyoz Nedir?

Skolyoz, bebeklerden yetişkinlere kadar her yaştan insanı etkileyebilen bir omurga rahatsızlığı ve erken teşhis bağlamında bilinçli bir yaklaşım gerektiriyor. Peki, skolyoz hakkında siz ne kadar bilgi sahibisiniz?

Skolyoz, omurganın özellikle göğüs veya bel bölgelerinin yana doğru eğri olma durumunu ifade ediyor. En basit haliyle, omurgada 10 dereceden fazla yana eğrilik görülüyorsa skolyoz söz konusu oluyor. Bu rahatsızlığa sahip olan omurga, C veya S harfini andıran bir görünüm arz ediyor. Genellikle çocukluk döneminde başlayan bu rahatsızlığa doğum sonrası ilk 7 yıl içinde daha çok rastlanıyor. Çocuklardaki skolyozun nedenleri arasında ağırlıklı olarak genetik koşullar, nörolojik anormallikler veya doğum kusurları gösteriliyor.

Skolyozun nedeni tam olarak belirlenemese de skolyoza neden olduğu düşünülen pek çok etmen bulunuyor. Ailesinde skolyoz öyküsü olan kişilerde bu rahatsızlığın görülme ihtimali daha yüksek oluyor. Diğer yandan kadınlarda skolyoza erkeklere kıyasla daha sık rastlanıyor. Sinir sistemi bozuklukları veya kas zayıflıkları da skolyozu tetikliyor. Peki, skolyoza dair daha fazlasını hemen şimdi öğrenmeye hazır mısınız?

Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Skolyoz Belirtileri Nelerdir?
  • Bir omzun diğerinden daha yüksekte olması
  • Bir kürek kemiğinin diğerinden daha yüksekte veya daha belirgin durması
  • Bir kalçanın diğerine göre daha yüksekte ve belirgin olması
  • Kollar yanda gevşek şekilde dururken, bir tarafta kol ile vücut arasında daha fazla boşluk kalması
  • Belde asimetrik bir görünüm oluşması, bel çukurlarının eşit olmaması
  • Belin bir tarafında cilt kırışıklıklarına rastlanması
  • Gövde ve göğüs kafesinin sağa veya sola kayması
  • Yürüme ve ayakta durma sırasında bir tarafa daha fazla yük verilmesi
  • Öne eğilme sırasında sırtta kaburgaların neden olduğu bir çıkıntı oluşması
  • Başın tam olarak pelvis üzerinde ortalanmaması

Pelvis yanlarda ve öndeki kalça kemikleri, arka taraftaki sakral kemik ve koksigeal kemiğin (kuyruk sokumu kemiği) birleşmesiyle oluşur. Halk dilinde “leğen kemiği” olarak da adlandırılır. Pelvik taban idrar torbası, rahim, yumurtalık ve kalın bağırsakların son kısmı olan rektumun normal görevini yapabilmesini sağlar.

Skolyoz belirtileri rahatsızlığın derecesine bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde meydana gelen skolyoz rahatsızlığı, bedende hızlı değişikliklerin yaşandığı dönemlerde daha sık görülüyor. Özellikle ergenlik döneminde çocuklar bedenlerindeki değişimi ebeveynlerinden saklamak isteyebiliyor. Bu dönemde oluşan rahatsızlıklar için çocuğu önceden uyarmak gerekiyor. Çünkü skolyoz nedeniyle bedende yaşanan değişiklikler ilk dönemlerde aileler tarafından fark edilemeyebiliyor. Ancak her hastalıkta olduğu gibi skolyozda da erken teşhis büyük önem taşıyor!

Skolyoz Neden Olur?

Skolyoz Neden Olur?

Skolyoza neden olan pek çok sebep bulunsa da skolyozun ortaya çıkışında direkt etkili olan etmenler henüz tam olarak bilinmiyor. Skolyoza neden olabileceği düşünülen sebepler ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Doğuştan gelen omurga kemiklerinin oluşumundaki bozukluklar
  • Sinir ve kas hastalıkları
  • Göğüs kafesi kemiklerindeki bozukluklar
  • Omurgada oluşan tümörler
  • Omurgada meydana gelen enfeksiyonlar
  • Travma
  • Metabolik hastalıklar
  • Omurga kemiklerine yakın bölgelerde geçirilen ameliyatlar

Ağır okul çantası taşımak, çantayı hep aynı omuzda tutmak, düzensiz uyku rutini ve uzun süreli ayakta kalmak, kalsiyum eksikliği veya minör bacak uzunluk farkı sanılanın aksine skolyoza neden olmuyor.

Skolyoz Çeşitleri Nelerdir?

Skolyozun en sık görülen ve nedeni bilinmeyen şekli, “idiopatik skolyoz” ve “konjenital skolyoz” olarak adlandırılıyor. İdiopatik skolyoz çeşidi genetik geçmişle ilişkilendirilse de temel nedenine dair yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Diğer yandan skolyozun neden geliştiğine dair doktorların daha çok bilgi sahibi olduğu nöromusküler skolyoz ve dejeneratif skolyoz çeşitleri de bulunuyor.

Konjenital (Doğuştan) Skolyoz

Doğuştan gelen konjenital skolyoz, anne karnındaki çocuğun gelişimi sırasında ortaya çıkabiliyor. Konjenital skolyozun ortaya çıkma sebebi tam olarak açıklanamıyor. Fetüsün gelişimi aşamasında oluşan anomaliler omurganın deformesine neden olabiliyor.

İdiopatik Skolyoz

Skolyoz rahatsızlığına sahip insanların yüzde 80’inde, çocukluk döneminde baş gösteren idiopatik skolyoza rastlanıyor. İdiopatik skolyozun ise üç farklı çeşidi bulunuyor:

  • İnfantil idiopatik skolyoz: 0 ila 3 yaş arasında gelişiyor. Doğumsal (konjenital) skolyozdan farklı bir tür olduğu biliniyor. Doğum anında mevcut olmayıp bu yaş aralığındaki bebeklerde sonradan ortaya çıkıyor.
  • Juvenil idiopatik skolyoz: 3 ila 10 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor. Bu skolyoz çeşidi 6 yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit sıklıkla meydana geliyor. Ancak 6 yaşından itibaren kız çocuklarda ortaya çıkma sıklığı artıyor.
  • Adölesan idiopatik skolyoz: 10 yaşından itibaren iskelet gelişiminin tamamlanmasına kadar olan süreçte meydana geliyor. “Ergenlik dönemi skolyozu” olarak addedilen bu tür, T.C. Sağlık Bakanlığı Çorum İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de her 100 çocuktan 3’ünde görülebiliyor. Bu rahatsızlığa kız çocuklarında daha sık rastlanıyor.

Nöromusküler Skolyoz

İdiopatik skolyoz türünden sonra en sık görülen nöromusküler skolyozun temel nedeni, kas ve sinir hastalıkları olarak kabul ediliyor. Beyin ve omurilikte meydana gelen rahatsızlıklar nöromusküler skolyozu tetikleyebiliyor. Bunun yanı sıra bu skolyoz türünde solunum sıkıntısına ve duyu kusurlarına da rastlanabiliyor.

Erişkin Dejeneratif Skolyoz

Dejeneratif skolyoz, yaşlanmaya bağlı olarak omurgadaki yıpranmalar sonucunda ortaya çıkıyor. Bu skolyoz türü genellikle 50 yaş üstü kişilerde görülüyor.

Skolyoz Egzersiz ile Düzelir mi?

Skolyoz Egzersiz ile Düzelir mi?

İleri seviyeli skolyoz rahatsızlıkları doğal olarak omurganın hareketlerini de kısıtlıyor. Bu kişilerde kalça ve bel hareketleri normalden daha sınırlı ve zorlayıcı olabiliyor. Üstelik vücudun bu bölgelerindeki esneklik de yitirilebiliyor. Tüm bunlar vücut ağrılarının yanı sıra duruş bozukluğuna da sebebiyet veriyor. Dolayısıyla her dereceden skolyoz hastasının düzenli olarak egzersiz yapması gerekiyor. Egzersiz ve esneme hareketleri skolyoza neden olan sorunu tamamıyla ortadan kaldırmasa da vücudun esnek kalmasına ve sorunlu bölgelerdeki ağrıların azalmasına yardımcı olabiliyor.

Evde Uygulanabilecek Skolyoz Egzersizleri

Evde Uygulanabilecek Skolyoz Egzersizleri

Evde skolyoz egzersizleri uygulamaya başlamadan önce mutlaka uzman bir hekime danışmak gerekiyor. Genel güç ve kondisyon teknikleri hafif skolyoz semptomlarını azaltmak için yeterli görülebiliyor. Aşağıda önerilen hareketler, direkt olarak skolyoz teşhisine yönelik olmamakla birlikte bedeni harekete geçirmek, kasları esnetmek ve vücudu gevşetmek için çözüm sunuyor. Ancak bu hareketleri hekimizine danışmadan ve doğru pozisyonları öğrenmeden uygulamamanız gerektiğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Bacak ve Kol Hareketi

Bacak ve Kol Hareketi
  • Bu harekete başlamadan önce kendinize bir step tahtası, sağlam bir kutu veya alçak bir tabure bulmalısınız.
  • Sırt üstü yattığınız zaman hangi bacağınız daha uzun görünüyorsa, o bacakla step tahtasının veya muadilinin üzerine basmalısınız.
  • Uzun bacağınızı bükerek diğer bacağınızı step tahtasından indirmelisiniz. Yani normal boyuttaki bacağı sürekli olarak yere basmalı ve kaldırmalısınız.
  • Bacağınızı yere indirirken aynı taraftaki kolu da mümkün olduğunca yukarı kaldırmalısınız. Örneğin; sol ayak yere iniyorsa sol kolu kaldırmalısınız.
  • Bu egzersizi vücudunuzun yalnızca bir tarafına uygulamalısınız. 5 ila 10 tekrardan oluşan 2 ila 3 set şeklinde tekrar edebilirsiniz.

Yukarı ve Aşağı Doğru Köpek Duruşu

Yukarı ve Aşağı Doğru Köpek Duruşu
  • Kollarınızı yere düz bir şekilde uzatarak yüz üstü plank pozisyonuna geçmelisiniz.
  • Kalçanızı mümkün olduğunca yukarı itmelisiniz. Yani köpek pozisyonunu uygulamalısınız.
  • 2 saniye boyunca yukarı köpek pozisyonunda kaldıktan sonra kalçanızı tekrar yere doğru indirmelisiniz.
  • Sırtınıza rahatsızlık vermeyecek şekilde, leğen kemiğiniz neredeyse yere değecek kadar alçalmaya çalışmalısınız.
  • Bu pozisyonda da 2 saniye kalıp tekrar yukarı köpek duruşuna geçmelisiniz.
  • Bu hareketleri 5 ila 10 tekrardan oluşan 2 ila 3 set şeklinde uygulayabilirsiniz.

Büyük Adım Hareketi

Büyük Adım Hareketi
  • Uzun bacağınız önde olacak şekilde ön tarafa büyük bir adım atmalısınız.
  • Gövdenizi mümkün olduğunca dik tutmalısınız.
  • Ağırlığınızı ileri ve geri yönlü kaydırmaya başlamalısınız.
  • Ağırlığınızı kaydırırken öndeki dizinizin üzerinde ağırlık hissetmeye başladıkça bükülmesine izin vermelisiniz.
  • Ağırlığınızı öne doğru kaydırırken öndeki bacağınızın karşısındaki kolunuzu mümkün olduğu kadar yukarı kaldırmalısınız.
  • Bu egzersizi yalnızca vücudunuzun uzun kalan tarafı için 5 ila 10 tekrardan oluşan 2 ya da 3 set halinde uygulayabilirsiniz.

Evde uygulanan basit esneme hareketlerinin yanı sıra, skolyoz teşhisi konan kişilere fizik tedavi merkezlerinde Schroth adı verilen egzersizler de uygulanıyor. Schroth egzersizleri, duruşu iyileştirme ve ağrıyı hafifletme hedefleriyle karın, sırt ve bacak kaslarının dayanıklı ve kuvvetli bir hale gelmesine yardımcı oluyor. Hafif skolyoz vakaları genellikle tıbbi gözlem, egzersiz ve skolyoza özgü fizik tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Orta dereceli skolyoz teşhislerinde ise genellikle omurganın daha fazla eğilmesini önlemek için destekler kullanılıyor.

Skolyoz hastalığı bulunan veya omurga esnekliği zayıf olan kişiler için egzersiz hareketleri büyük bir önem taşıyor. Bu kişiler için skolyozun derecesine ve omurga esnekliğinin zayıflığına bağlı olarak pilates veya yoga rutinleri de önerilenler arasında. Basit hareketleri içeren bir skolyoz egzersizi rutinine başlamadan önce her zaman ortopedistinizin veya fizyoterapistinizin görüşünü almanız gerekiyor. Böylece bu egzersizleri yaparak iskelet sisteminize zarar verme riskini en aza indirmiş olursunuz.

*Bu sayfada yer alan açıklamalar, sağlık tavsiyesi ve uyarı niteliği taşımamakta olup sadece bilgi edinimi amaçlıdır. Herhangi bir spora veya fiziksel aktiviteye başlamadan önce mutlaka uzman bir antrenöre danışmalısınız.

Kaynaklar;

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Whatsapp'da Paylaş YAZDIR YORUMLAR
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız yada üye olunuz.
KULLANICI YORUMLARI
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış, ilk yorum yapan siz olun.